Pantolonlarla Özgür Olun

8

İlk sırada erkeklere özel olarak yaratılmış bir durumda olsa bile zaman içerisinde fazla geçmeden kadınların dolaplarına girmeyi başarmış, maskülen bir durumdaki tarzından dolayı kadınları etkilemenin yanı sıra rahatlık ile birlikte seksiliğin sembolü haline gelmeyi de başarmış pantolonlar. Değişik modeller ile birlikte bazı zamanlar fazlasıyla spor bir giyimin tamamlayıcı giyimi, bazı zamanlarda ise seksapaliteyi açık bir şekilde ortaya çıkartmayı sağlayan, bazı zamanlar içerisinde salaş modelleri aracılığıyla her bir dönem kadınların gardroplarından hiç bir şekilde eksik olmamış ve olmayacaktır.

1850’li seneler içerisinde Amelia Bloomer tarafından yaratılmış olan ‘‘bloomer’’ pantolon modelleriyle beraber pantolon tarihi net bir şekilde başlamış durumda bulunsa bile 1960’lı senelere gelene kadar bu giysi toplum içerisinde tam bir şekilde kabul görmeyi başaramadı. Bloomer’ın ise bugün içerisindeki anlamıyla tamamen bir pantolon olduğunu zannetmemelisiniz elbette ki. O, yalnızca eteklerin alt kısmına giyilebilmekte olan şalvar görünümüne sahip çok bol bir pantolon modeliydi. Bugün karşımıza yer alan pantolon, o dönemlerde erkeklerin gardroplarında yer alan bir parça olarak görülüyordu. Kadınların bu şekilde pantolon giymiş olmaları, kendilerine biçilmiş roller için başkaldırmaları anlamına geliyordu.

Neyse ki aynı başkaldırmakta olan kadınlar olduğu gibi bu şekilde moda tasarımcıları da yer alıyordu. Paul Poiret aracılığıyla 1900’lü senelerin ilk dönemlerinde şalvar pantolon modelleri, abajur tunik modelleriyle beraber giyilmeye başlanmış oldu.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.