GERÇEK SEN

5

Hayatlarımız bize biçilen rollerle başlıyor. Anne ve babamızdan başlayan bu döngü yaş aldıkça okul, iş, sosyal çevre vb. etkilerle ilerliyor. Bu hikâyede bize düşen kim olduğumuzu ve ne amaçla dünyada olduğumuzu bulmak. Bu zor bir yolculuk, insanın kendi derinliklerine gidebilmesi. Hayat bir yandan tüm hızıyla devam ederken ve sen de bu akışta aynı hızdayken bir anda durabilmek. Sen dururken her şey aynı hızla belki de daha hızlı ilerliyor. 

Hep çok konuşan biri mi yoksa susan taraf mı olmak? Fakat yaşamın döngüsü içinde yavaşlayıp, kendi içimize bakmaya başladığımızda anlıyoruz. Ne çok konuşan ne de o susan kişi değiliz. Biz bir yansımayız herkes için. Aynı herkesin de bizim bir yansımamız olduğu gibi. En son ne zaman olduğun gibi ifade ettin kendini? Ya da içindeki çocuğa gerçekten ne zaman kulak verdin? Karşımızdaki her bir birey biziz aslında. Burada iyi ya da kötü kavramı yok. Mutlak bir gerçek var ki, her şey bizi yansıtıyor.

Şimdi “ben ….. hissediyorum” dersem annem üzülür, arkadaşım yanlış mı anlar, patronuma ters gelir gibi düşünceler yani o susmayan iç ses hep konuşur. Onun her şey için söyleyecek bolca kelimesi vardır. İşte o iç sesi doğru anlamaya çalışmak lazım. Konuşan gerçek sen mi egon mu?  

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.